Kaldırım İşgallerinde; Esnaflar ve Müteahhitler

Zekeriya Terzioğlu Yazar

Kaldırım İşgallerinde; Esnaflar ve Müteahhitler

Bir süredir Orhangazi sokaklarında gezinirken bir ferahlık hissi içimi kaplar oldu. Sanki yaşadığım bu şehirde nüfus azalmış, kalabalık bir yerlere gizlenmiş ve adeta büyük bir kargaşa ortalıktan kalkıvermişti. Sanırım çarşıya seyrek iniyor oluşumdan değişikliği fark etmekte zorlanıyordum.

Derken bu hissiyatımın nedeninin Neşet Bey döneminde yapılan geniş kaldırımlar olduğunu anladım. Bugüne dek bu kaldırımların bu kadar geniş ve bu kadar kullanışlı olduğunu neden hissedemedik?

Çünkü kaldırımlar yayalar için değil esnaflar için bir kullanım alanıydı. Yer yer o kadar daralıyordu ki geniş haline rağmen çocuk arabalarıyla gezmek imkânsız oluyordu. Sırf bu yüzden çocuk arabasıyla çarşıya ineceğimiz zaman kendimize güzergâh belirlemek zorunda kalıyorduk.

Bayanlar bu konuda daha da mustaripti. Zira kaldırımların büyük bir kısmı çay ocaklarının, kıraathanelerin sigara içilebilir açık alanları olarak değerlendiriliyordu.

Şimdilerde ise halk olarak Neşet Beyin yaptığı kaldırımların tadını çıkartıyoruz diyebilirim.

Bu kaldırım işgalleri mevzusu geçmiş dönemlerden günümüze ulaşan kadim sorunlardan biriydi. Peki, bu sorunu çözmek gerçekten bu kadar zor muydu? Bu zulmü yıllarca yaşamaya değer miydi?

Belediye Başkanımız Bekir Aydın Beyi bu konudaki kararlı tavrından dolayı kutluyorum. Gözlemlediğim kadarıyla esnafın bir kısmında hoşnutsuzluk oluştursa da bu uygulama halk tarafından hüsnü kabul görmüş durumda. Zabıtanın göz açtırmayan çalışmaları da takdire şayan.  Ancak, gerek halk olarak, gerekse esnaf olarak bir alışma süreci yaşayacağımız da kaçınılmaz. Dilerim bu süreci de tatlılıkla ve uzlaşıyla atlatabiliriz.

Şimdi de gelelim madalyonun diğer yüzüne. Halktan ve esnaftan bu hassasiyeti bekleyen Belediyemizin de kaldırım işgalleri hususunda kendi adına düşen hassasiyeti göstermesi, örnek teşkil etme noktasında ve tutarlılık açısından elzemdir. Kültür Merkezi bitişiğindeki köşede yapımı devam eden bir inşaat projesi ilginç bir şekilde neredeyse kültür merkezi hizasından 3 metre dışarıda devam ediyor. Sanıyorum böyle bir manzaraya Türkiye’den başka hiçbir ülkede rastlayamayız.

Hükümetin çarpık kentleşme, dar caddeleri sokakları genişletme, trafiği rahatlatma adına ikide bir dile getirdiği “kentsel dönüşüm projesini” yeni inşaatlarda dahi uygulayamayan bir irade eskiye dönük bunu nasıl işletecek çok merak ediyorum. Orhangazi adeta şu son 10 yılda yeniden inşa edildi. Buna rağmen ne sokaklar ne de caddeler genişletilemedi, otopark sorununa çare olunamadı ve süregelen dertler yumağı kendine daha kadim bir kök salmayı başardı.

Devlet; esnafın canını yakmayı göze alabiliyorsa, müteahhidine de dokunabilmeli. Yoksa buradan bir maraz doğar ve bu hakkaniyete ve şahsınızın adalet anlayışına gölge düşürür. Adalet hepimiz içindir. Güçlü de zayıf da, zengin de fakir de adalet önünde eşit olmalıdır. Belki Türkiye’yi değil ancak en azından Orhangazi’yi güçlülerin dünyası olmaktan kurtarabilirsiniz. Karar sizin.

Bu yayına ilk siz yorum yapın