Orhangazi Belediyesi Aynı Tas Aynı Hamam Mı?

Orhangazi Belediyesi Aynı Tas Aynı Hamam Mı?

Zekeriya Terzioğlu Orhangazi Haber / Yazar

31 Mart yerel seçimlerinden Cumhur ittifakının zaferle çıkmasıyla birlikte Orhangazi’de yeni bir dönem başladı. Bu dönem aslında hiç de yeni olmayan bir dönem olmakla beraber, Neşet Çağlayan döneminin bir nevi lider değişimi yaparak yola devamı niteliğindeydi. Zira yeni başkanımız Çağlayan döneminde Meclis Başkanlığı görevini yapmış ve bugün hala büyük istifhamlar ve şaibelerle anılan birçok kararın altında imzasının bulunduğu bir isimdi; Bekir AYDIN.

Seçim süresi boyunca halka iyi polis, kötü polis tiyatrosunu oynayan Cumhur ittifakı, mevcut bütün problemlerin ve 5 yıllık dönemde yaşanmış bütün usulsüzlüklerin tek nedeninin; Neşet Çağlayan olduğunu ileri sürerek kendilerini bir şekilde bu bataklığın içinden çıkarmayı başardılar. Ya da en azından seçimi tekrar kazanmayı bildiler. Ancak seçim meydanlarında Çağlayan döneminde yapılan arazi satışlarının, naylon faturaların, kanunsuz ihalelerin, mahsupların güzellemesi yapılırken, yapılanların hiçbirinden haberleri yokmuş gibi davrananların göreve geldiklerinden yapılan ilk meclis toplantısında 2018 faaliyet raporunu onaylamamalı ve tarafsız müfettişlerce geçmiş dönemin incelemelerin yapılacağına dair açıklamaların. Bir sonraki mecliste unutulması ve 5 yıllık yolsuzluk ve usulsüzlük döneminin kapatılması akıllarda soru işaretleri bıraktı.

Orhangazi tarihinin en büyük peşkeş dönemi Neşet Çağlayan döneminde yaşandı ve Orhangazi’ye çivi çakmayanlar böylesi bir durumdan yakalarını bir şekilde sıyırmayı başardılar. O dönemin Meclis üyelerinin yargılanmaları beklenirken, bir de üstüne Belediye Başkanlığı görevi tevdi edildi. Bu da halkımızın nazarında olayların değil kurumların daha önemli olduğunun göstergesiydi.

Daha çok yeni olan bu dönemle ilgili yazmak haksızlık kabul edilebileceğinden bir müddet sessiz kalmaya çalıştımsa da yeni satış listelerinin ortalara dökülüyor olması vicdanımı ziyadesiyle rahatsız etti. “Satmak bu işin doğasında var” anlayışıyla nereye varacaksınız?

Devletin neyi var neyi yoksa satanların, Büyük Şehir Bütün Şehir Yasasıyla neyi arzuladıkları şimdilerde daha iyi anlaşılıyor.

“Sahipsiz bir vatanın batması haktır,

Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”

Dizelerinin o günlerde dile getirilirken de durum bu kadar vahim miydi bilemiyorum? Zira vatan toprakları pervasızca satılıyor, şaibeli faturalara mahsup ediliyor ve adeta ışık hızında el değiştiriyor.

Ben yine de çiçeği burnunda başkanımıza haksızlık etmek istemiyorum. Yolun başındayken, seçim süresinde verdiği şeffaflık ve denetlene bilirlik vaatlerini yerine getirip, geçmişten kalan bütün faturalarla ilgili inceleme yapılmasını ve bu dönemde Orhangazi Belediyesinin kimlere ne kadar paralar ödediğini, kimlere borca mahsup olarak nerelerin verildiğini, şeffaf bir biçimde halka açıklamasını istiyorum. Bu bir Orhangazi’li olarak benim de bütün hemşerilerimin de en doğal hakkıdır.

Son soru? Satacak hiçbir yer kalmadığında Belediye Başkanı ne yapacak?

  1. Vatandaş

    Yanlı bir yazı olmuş. 94 gündür görev yapan bir belediye başkanı için icraatleri ortanın üzerinde. Mücahit abi seçilseydi bu durumdan da farklı bir anlayış gösteremezdi. İşin reeline bakmak lazım. Kasada para yok. Öyle veya böyle bir borcun altına imzada atıldıysa mecburen borçlar ödenecek. Yaklaşık (25 + 15) 40 kişinin görevine son verildi. Bunları neden irdelemiyorsunuz ? Neden kaç yıl boşuna maaş aldıklarını sorgulamıyorsunuz?

Bu yayına ilk siz yorum yapın